zynbncyzlr 15 Takipçi | 21 Takip
Kategorilerim

Kategori Adı Giriniz

Diğer İçeriklerim (59)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (15)
26 03 2010

Cuma Günü Duaların Kabul Olduğu Saat

Cuma Günü Duaların Kabul Olduğu Saat |  görsel 1

Cuma Günü Duaların Kabul Olduğu Saat

 

Cabir b. Abdullah Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle dediğini rivayet ediyor: “Cuma günü on iki (saat) dir. Bir müslüman o saatte Allah'tan bir şey isterse muhakkak verir. Onu İkindinin son saatinde arayın.” (Ebu Davud, Cuma, l048)

Enes b. Malik, Resulüllah sallallahü aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: “Cuma günü umut saatini ikindiden sonra güneş batıncaya kadar arayın.” (Tirmizî, Cuma, 489)

Ebu Hureyre radiyellahü anh, Peygamber sallallahü aleyhi ve sellemin Cuma gününden bahsederek şöyle buyurduğunu haber veriyor: “Cuma gününde bir zaman vardır ki, o saatte bir müslüman namaz kılarken Allah'tan bir şey isterse muhakkak verir. " Peygamber eliyle bu zamanın kısa olduğunu işaret etmiştir.” (Buhârî, Cuma, 37; Müslim, Cuma, 13)

Ebû Musa el-Eşarî'nin oğlu Ebû Bürde diyor ki, “Ömer'in oğlu Abdullah bana " Baban Cuma saatiyle ilgili olarak Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellemden bir şey nakletti mi?" diye sordu. " Evet, şöyle dediğini işittim." dedim. " Resulüllah sallallahü aleyhi ve sellem'den demişti: Cuma saati, İmamın (minbere) oturmasıyla namazın bitmesine kadar olan vakittir.” (Müslim, Cuma, 16; Ebû Davud, Cuma, l048)

Cuma Günü Zevalden Önce Kılınan Namaz

Mücahid Ebû Halil'den, o Ebû Katâde'den, Peygamber sallallahü aleyhi ve sellemin cuma günü dışında günün ortasında namaz kılmayı mekruh gördüğünü rivayet etmiştir. Şöyle buyurmuştur: “Cuma günü dışında Cehennem tutuşturulur.” (Ebû Davud, Cuma, l083)[19]

İmamın Minberden İndikten Sonra Konuşması

Enes radiyellahü anh şöyle dedi: “Resulüllah sallallahü aleyhi ve sellemi namaz için ikamet alındıktan sonra gördüm, bir kişi kendisi ile kıble arasında durmuş onunla konuşuyordu. Konuşup durdu, o kadar ki, Nebi sallallahü aleyhi ve sellemin uzun süre ayakta kalmasından dolayı bazılarımızı uyku basmıştı.” (Tirmizî, Cuma, 518)

Cumanın Farzından Sonra Kılınan Namaz

Abdullah b. Ömer radiyellahü anh şöyle dedi: “Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Cuma namazından sonra mescidden ayrılıncaya kadar namaz kılmaz, ayrılınca evinde[20] iki rekat kılardı.” (Buhârî, Cuma, 39; Müslim, Cuma, 71)

Abdullah b. Ömer, Cuma günü olduğu yerde iki rekat namaz kılan birini gördü ve onu iterek şöyle dedi: “Cumayı dört rekat olarak mı kılmak istiyorsun?” Abdullah evinde iki rekat namaz kılar ve şöyle derdi: "Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle yapardı. "(Ebû Davud, Cuma, l127)

Atâ, Abdullah b. Ömer ile ilgili olarak şunları söylemiştir: Mekke'de bulunur da Cumayı kılarsa ileri geçer iki rekat kılar, sonra ileri geçer dört rekat kılardı..Medine'de olduğu zaman Cumayı kılar, sonra evine döner iki rekat kılardı. Mescitte kılmazdı. Derdi ki, " Resulullah öyle yapardı."(Ebû Davud, Cuma)

Nafi'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ömer Cumadan önce namazı uzatır, Cumadan sonra da evinde iki rekat namaz kılar ve şöyle söylerdi: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de böyle yapardı.” (Ebû Davud, Cuma, l128)

Ebu Hureyre radiyellahü anh Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: “Sizden biri Cumayı kıldıktan sonra dört rekat namaz kılsın.” (Müslim,Cuma, 67; Ebû Davud, Cuma, l131)

Ebu Hureyre radiyellahü anh Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Cumadan sonra namaz kılacak olursanız dört rekat kılın.” (Müslim, Cuma, 68; Ebû Davud, Cuma, l131; Tirmizi, Cuma, 523)

es-Sâib diyor ki, “Muaviye ile birlikte maksurede (hünkar mahfilinde) Cuma namazını kıldık. İmam selam verince kalktım, aynı yerde namaza devam ettim. Muaviye bana birini gönderdi ve dedi ki, " Bu yaptığını bir daha yapma. Cuma namazını kıldıktan sonra dışarı çıkmadan veya biraz konuşmadan başka namaz kılma. Çünkü Resulüllah sallallahü aleyhi ve sellem bize böyle emretmişti. Konuşmadıkça veya dışarı çıkmadıkça bir namazın diğerine eklenmemesini isterdi.” (Müslim, Cuma, 73; Ebû Davud, Cuma, l128)

Cumadan Sonra İkram

Sehl b. Sa'd radiyellahü anh anlatıyor: “Tarlasında karıklar açıp çögender otu yetiştiren bir kadın vardı. Cuma günü olunca bu otuna saplarını ayırır, onu bir tencereye koyar, onun üzerine değirmende öğüttüğü bir avuç arpayı atar, pişirirdi. Çögender otunun sapları yemeğin eti, kemiği olurdu. Cumadan döner, ona selam verirdik. O da bu yemeği önümüze kor, biz de onu yerdik. O kadının bu yemeğini yiyebilmek için Cuma gününün gelmesini arzulardık.” (Buhârî, Cuma, 40)

0
0
0
Yorum Yaz